ODTÜ Marmara Denizi’nin Geleceği İçin Çalışmalar Gerçekleştiriyor 

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü MARMOD, DEKOSİM, DEEPREDOX projeleri kapsamında, Marmara Denizi üzerindeki insan baskısının azaltılması için gerekli bilimsel bilgiyi üretmek adına araştırma seferinde!

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü araştırmacıları ve R/V Bilim-2 araştırma gemisi, Marmara Denizi ekosisteminin iyileşmesini sağlayacak karasal kaynaklı yüklerin azaltılmasının bilimsel temele dayalı yol haritasını oluşturmak ve deniz salyası olarak da bilinen müsilaj problemine çözüm önerileri geliştirmek adına oşinografik araştırmaları gerçekleştiriyor.

Marmara Denizi ortalama 40 ve 80 metre derinliğe sahip iki dar geçitle; İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Çanakkale Boğazı ile Akdeniz’e bağlanır. Her iki boğazın sığ olması Marmara Denizi’ni yarı kapalı bir deniz haline getirmektedir. Karadeniz ve Ege Denizi-Akdeniz’in farklı biyolojik, fiziksel ve kimyasal özellikleri bu denizde yansıma bulur. Bu nedenle Marmara denizinin yüzeyi; Karadeniz kökenli, dibi ise Ege-Akdeniz kökenli; tuz, sıcaklık ve oksijen bakımından farklı su kütlelerine sahiptir. Bu farklılıklar Marmara Denizi’ni yer yer daha hassas bir ekosistem haline getirmektedir.

1990 yılların başında gözlenen, deniz canlılarının yaşamı için önemli olan, çözünmüş oksijen oranı günümüzde özellikle doğu havzalarda dörtte bir oranın altına düşmüş durumdadır (yaklaşık 80 μM’den 20 μM altına). Bunun nedenleri arasında Karadeniz’den Tuna Nehri yolu ile gelen besin yüklerinin etkisi ile nüfus yoğunluğu ve endüstriyelleşmenin artmasına paralel artan kara girdileri en önemlileridir.

Yapılan araştırmalar sonucunda son on yıllık dönemde Karadeniz kaynaklı besin tuzu yüklerinin azalma ancak Marmara Denizi’ne karasal kaynaklardan giren yüklerin artış eğilimde olduğu, bunun sonucunda da Marmara’da yaşayan canlıları hem de dolaylı olarak bizleri etkileyen biyokimyasal özelliklerinde kötüleşme olduğu yapılan ölçümlerde gözlenmektedir.

Yanı sıra, son dönemlerde Marmara Denizi’nde artan deniz suyu sıcaklıkları, insan kaynaklı baskılar (arıtım seviyelerindeki yetersizlik, evsel ve sanayii kaynaklı atıklar, aşırı balıkçılık vb.) nedeniyle tetiklendiği düşünülen bir organik yapı, müsilaj gözlenmektedir. Müsilaj, sümüksü yapısı nedeniyle özellikle deniz tabanında yaşayan canlılar olmak üzere tüm denizel ekosistemi olumsuz etkilediği gözlenmektedir. Müsilaj problem ve yol açabileceği ekolojik bozulmalar (dip sularında oksijen tükenmesi, canlıların toplu ölümleri gibi) ile Marmara Denizi’nde halihazırda kötüye giden durumunun daha büyük bir tahribata yol açabileceği öngörülüyor.     

Marmara Denizi ekosisteminin geç olmadan iyileştirilmesi, yeniden daha derin sularda daha oksijenli bir ortam gelişmesini sağlayabilecek ve sürdürülebilir, ilgili iyi kalite deniz hedeflerine ve belirlenen referans durum değerlerine kademeli ulaşmayı için bilimsel bilgiye dayalı basen ölçekli Çevresel Yönetim Planı’na ihtiyaç vardır.

Marmara Denizi’nin yönetimi için Marmara’ya özgü bir ulusal model (MARMOD) geliştirilmesi ve yapılan gözlem ve incelemelerin de devamlılığının sağlanması gerekmektedir. Bu hedefle, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü araştırmacıları ve R/V Bilim-2 Araştırma Gemisi 2021 Yaz Seferli kapsamında Marmara Denizi’nde araştırmalar gerçekleştiriyor.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı destekli MARMOD projesi, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı destekli DEKOSİM araştırma altyapısı ve TÜBİTAK BİDEB 2247 Öncü Araştırmacılar Programı destekli DEEPREDOX projesi kapsamında düzenlenen seferlerde, Haziran 2021 süresince 200’ü aşkın istasyonda fiziksel, kimyasal ve biyolojik ölçümler yapılıp ilgili veriler toplandı. Denizel su kolonunun en değişken kısmı olan yüzeydeki 400 m alanda yüksek çözünürlükte oksijen, klorofil, tuzluluk ve sıcaklık parametrelerin gerçek zamanlı ölçülmesine fırsat tanıtan ScanFish cihazı ile 800 km’lik hatta gözlemler gerçekleştirildi ve Marmara Denizi’nde müsilaja özel örneklemeler yapılıp, deneyler gerçekleştirildi.

ODTÜ-DBE araştırmacıları ve R/V Bilim-2 ekibi çalışmalarına kaldığı yerden devam ediyor. Seferin yeni başlayan ayağında Marmara Denizi’nin en derin baseni olan Çınarcık Çukuru'ndan 1214 metre derinlikten çoklu karot örneği alınarak bir rekor kırıldı.

Gerçekleştirilen bu sürekli deniz bilim araştırmaları, mevcut durumun gözlenmesine ve zamansal farklılıkların izlenebilmesine yardımcı olacak. Yanı sıra, İyi Çevresel Durum (İÇD) çalışmalarına altlık oluşturabilecek, basen ölçekli Çevresel Yönetim Planı için gerekli bilgisel bilgiyi üretecek.

 

** Fotoğraflar Anadolu Ajansı tarafından çekilmiştir.