Derin Deniz Ekolojisi ve Deniz Tabanı Araştırması

Ortalama 4000 metrenin üzerinde bir derinliğe sahip olan okyanus hacminin yaklaşık % 95'i karanlık, soğuk ve yüksek basınçlara maruz kalıyor. Bu stresörler deniz tabanında maksimuma ulaşır, ancak şaşırtıcı şekilde en üretken ve eşsiz ekosistemlerden biri derin deniz tabanında bulunmaktadır, örneğin okyanusun ortasındaki sırtlar boyunca gaz sızıntıları ve kıta sahanlığı tortulları. Burada, enerji açısından zengin üzerine kemosentetik mikroorganizmaların geliştiği kimyasal redoks gradyanları oluşur. Bu mikroorganizmalar ile simbiyotik olarak çeşitli makro-omurgasızlar enerji zengini abiyotik kimyasal ortamı, şu anda dünya dışı yaşam araştırması için gerçek dünya modeli haline gelen biyoçeşitlilik ve evrim sıcak noktalarına dönüştürme konusunda uzmanlaşmıştır. Ancak, derin deniz insan kaynaklı etkilerden uzak değildir. 21. yüzyıl çoktan derin deniz ekosistemlerinde ve çevresinde doğal gaz çıkarılmasına, deniz altı madenciliğine ve genetik potansiyelin kullanımına tanık oldu. Bu gelişmeler, derin denizlerin mavi ekonomi için ortaya çıkan önemini vurgulamakla birlikte, okyanus kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için entegre çalışmalara duyulan ihtiyacın altını çizmektedir.

ODTÜ-DBE'de birbirine bağlı dört programda derin deniz araştırmaları yapılmaktadır:

Derin Deniz Kemosentetik Ekosistemleri: Derin deniz, dünyadaki en az keşfedilen sınırdır. Genellikle denizaltı volkanları gibi karanlık enerji kaynaklı, özgün ekosistemlere ev sahipliği yapıyor. Uluslararası programlara bütünleşik çokdisiplinli bir yaklaşımla, Türkiye denizlerinin derin ekosistemlerini küresel değişim ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı bağlamında anlamayı hedefliyoruz.

Deniz Tabanı Karakterizasyonu ve Habitat Haritalaması: Deniz tabanı heterojen bir yapıya sahiptir ama büyüleyici bir yapı ve habitat mozağidir. Gelişmiş haritalama ve uzaktan algılama araçlarını kullanarak, Türkiye kıta marjları deniz tabanının ayrıntılı haritalarını ve sismik kesitlerini oluşturuyoruz. Bu ürünler deprem araştırması, biyolojik habitat haritalaması ve gelecekteki deniz alan planlama çalışmaları gibi birçok okyanus uygulamasını desteklemektedir.

Deniz Kimyasal Sensörleri: Çoğu deniz ekosistemi anlayışımızı sınırlayan gözlemlerin yetersizliğinin üstesinden gelmek için otonom, dayanıklı sensörlere ihtiyaç vardır. Mevcut prototip sensörlerinin teknolojik hazır olma seviyelerini arttırmanın yanı sıra okyanusta iklim ve ekonomik olarak ilgili substratların yerinde tespit edilmesi adına yeni yöntemler geliştirmeye çalışıyoruz.

Sediment Jeokimyası ve Jeomikrobiyolojisi: Kimyasal gradyanlarla güçlü bir şekilde birleştiğinde, yumuşak dipli deniz tabanı gezegenimizdeki en büyük mikrobiyal habitatlardan biridir. Farklı analitik kimyasal ve jeomikrobiyal yaklaşımlar kullanarak bu bağlantılı sistemi yöneten süreçleri anlamayı hedefliyoruz. Hem saha çalışması hem de modelleme bu konunun ayrılmaz birer parçasıdır.

İletişim

Doç. Dr. Mustafa Yücel (muyucel@metu.edu.tr)

Dr. Öğr. Üyesi  Devrim Tezcan (devrim@ims.metu.edu.tr)